Toplumun yüzde 90’ını etkileyen baş ağrılarında migren öne çıkıyor.Erzincan Mengücek Gazi Eğitim Ve Araştırma Hastanesi Nöroloji Uzmanı Dr. Alevtina Ersoy, migrenin tetikleyicilerini ve gizemli yapısını anlattı: "MR’da görünmez, ama hayatı zorlaştırır.
Baş ağrısı, toplumda neredeyse herkesin karşılaştığı en yaygın sağlık sorunlarından biridir. Öyle ki, nüfusun yaklaşık yüzde 90’ı hayatlarının bir döneminde bu şikâyeti yaşıyor. Uzmanlar, baş ağrısı çekenlerin büyük bir kısmının migren veya gerilim tipi baş ağrılarından muzdarip olduğunu belirtiyor.
Migren, özellikle yoğun ve inatçı ağrılarıyla hayatı çekilmez hale getirebilen bir rahatsızlık. Çoğu zaman ağrı kesiciler ve antibiyotikler bu şiddetli ağrıların önüne geçmek için başvurulan ilk çareler arasında yer alıyor. Ancak migren, basit bir baş ağrısından çok daha karmaşık bir tablo sunuyor.
Mengücek Gazi Eğitim ve Araştırma Hastanesi Nöroloji Uzmanı Dr. Öğretim Üyesi Alevtina Ersoy, migrenin gizemli doğasına dikkat çekiyor: “Migren, herhangi bir görünür nedene bağlı olmayan bir baş ağrısı hastalığıdır. Öyle ki, MR gibi görüntüleme yöntemleriyle bile tespit edilemeyebilir. Hastalar bazen MR sonuçlarında bir şey çıkmadığını görünce şaşırıyor, ancak bu migrenin klinik bir tanı olduğunu gösteriyor. Biz, hastanın anlattığı şikâyetlere dayanarak teşhis koyuyoruz.”
MİGRENİ NELER TETİKLİYOR?
Dr. Ersoy, migren ataklarını harekete geçiren başlıca unsurları ise şöyle sıralıyor: “Alkollü içecekler, çikolata, kuruyemiş, sirke ve turşu gibi gıdalar migreni tetikleyebiliyor. Bunun dışında uykusuzluk, açlık ve aşırı yorgunluk da bu hastalığı pek sevmiyor.” Ersoy’a göre migren, büyük oranda genetik bir miras. Ailede migren öyküsü olanlarda bu rahatsızlığa yakalanma ihtimali oldukça yüksek.
Peki, migren nasıl bir deneyim? Dr. Alevtina Ersoy, migrenin belirtilerini şu şekilde özetliyor: “Genellikle başın bir yarısını etkileyen, zonklayıcı bir ağrı şeklinde kendini gösterir. Bu ağrı en fazla üç gün sürebilir. Atak öncesi bazı hastalarda görme bozuklukları, vücudun belirli bölgelerinde uyuşma ya da güç kaybı gibi belirtiler ortaya çıkabilir. Bu öncül belirtiler bir saati nadiren aşar ve ardından yerini orta ya da şiddetli düzeyde bir baş ağrısına bırakır.”
Migrenin teşhisi için ise detaylı bir süreç gerekiyor. Dr. Ersoy, “Hastanın şikâyetlerini dinledikten sonra, altta yatan başka bir neden olup olmadığını anlamak için tetkikler yapıyoruz. Beyinde kitle ya da kanama gibi durumları ekarte etmek adına MR isteyebiliyoruz. Eğer bu tetkiklerde herhangi bir bulgu yoksa, migren tanısı koyuyoruz” diyor.